Ana içeriğe git
Geri dön

13 İklim eylemi

2019, kayıtlara geçmiş en sıcak ikinci yıl ve kaydedilmiş en sıcak on yılın(2010-2019) son yılıydı.  

Atmosferdeki karbondioksit (CO2) düzeyleri ve diğer sera gazları 2019 yılında yeni rekorlar kırdı. 

İklim değişikliği her kıtada, tüm ülkeleri etkiliyor. Ulusal ekonomileri ve hayatları bozuyor. Hava koşulları değişiyor, deniz seviyeleri yükseliyor ve hava olayları gittikçe daha aşırı hale geliyor.

Sera gazı salınımlarında COVID-19 salgını kaynaklı seyahat kısıtlamaları ve ekonomik yavaşlamalar nedeniyle 2020 yılında yüzde 6 düşüş beklense de, bu yalnızca geçici bir iyileşme. İklim değişikliği duraklamadı. Küresel ekonomi salgından iyileşmeye başlar başlamaz, salınımların yüksek düzeylere geri dönmesi bekleniyor.

Yaşamları ve geçim kaynaklarını kurtarmak için hem salgını ve hem de iklim değişimi tehlikesini hedefleyen acil eylemler yapılması gerekiyor.

2015 yılında kabul edilen Paris Anlaşması, bu yüzyılda sanayileşme öncesi döneme kıyasla küresel sıcaklık artışını 2 derecenin olabildiğince altında tutarak iklim değişikliği tehdidine karşı küresel tepkiyi güçlendirmeyi amaçlıyor. Anlaşma aynı zamanda, uygun finansal akışların, yeni bir teknoloji çerçevesinin ve geliştirilmiş bir kapasite geliştirme çerçevesi aracılığıyla ülkelerin iklim değişikliği sonuçlarıyla mücadele yeteneklerinin artırılması amaçlıyor.

En etkin önergeler

Henüz bir önerge yok

En etkin tartışmalar

Şu anda bir tartışma yok

Açık süreçler

Şu anda açık bir süreç yok
13.1
Tüm ülkelerde, doğal afetlere ve iklimle ilgili tehlikelere karşı dayanıklılığın ve uyum kapasitesinin güçlendirilmesi.
13.2
İklim değişikliği önlemlerinin ulusal politika, strateji ve planlamayla bütünleştirilmesi.
13.3
İklim değişikliklerinin zayıflatılması, uyum sağlanması, etkilerinin azaltılması ve erken uyarı verilmesi ile ilgili eğitim ve farkındalığın artırılması ile insani ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi.
13.A
Gelişmiş ülkelerin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi doğrultusunda üstlendikleri, anlamlı azaltım eylemleri ve şeffaflık bağlamında, gelişmekte olan ülkelerin gereksinimlerini ele alarak tüm kaynaklardan, 2020 yılına kadar yıllık 100 milyar dolar destek verilmesi hakkında verdikleri sözlerin tutulmasının sağlanması ve Yeşil İklim Fonu'nun olabilecek en kısa sürede sağlanacak sermaye akışı ile tam olarak kullanılmaya başlanması.
13.B
Kadınlara, gençlere, yerel ve ötekileştirilen topluluklara odaklanmakla birlikte, en az gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan küçük ada devletlerinde, iklim değişikliği ile ilgili etkin planlama ve yönetim sağlayabilecek şekilde kapasiteyi artıracak mekanizmaların desteklenmesi.
Bu amacın herhangi bir yerel hedefi yok